
Prof. Dr. Yakup CİVELEK
İyi – Kötü Hattında Vazifemiz ve Kötülükten Uzak Durmanın İnce Sanatı
Sevgili Dostlar ;
Biz müslümanlar;
hakkın/hakikatin/iyinin/doğrunun/güzelin yanında
batılın/yalanın/ kötünün/eğrinin/ çirkinin karşısında
mevzilenmiş,
Hakk/hakikat için mücadele ve mücahede eden,
Batıl/yalan ile cihad eden müminlerden olmakla emrolunduk.
Dünyaya geliş vazifemizin, yaratılış gayemizin özü budur.
Kulluk yapmakla vazifeli olduğumuz Rabbimiz bize bunu emrediyor
***
Geçen hafta mahallemizdeki küçük bakkalda yaşanan bir olay beni derinden düşündürdü. Yıllardır tanıdığımız, güler yüzlü Ahmet amca, dükkânına gelen ve "sadece bir paket sigara" almak isteyen gence para üstünü fazla vermiş. Genç adam fazladan aldığı parayı fark etmiş olmasına rağmen sesini çıkarmadan dükkândan ayrılmış. Tesadüfen ben de oradaydım ve duruma şahit oldum.
Bu küçük olay, bana kötülükten uzak durmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Çoğumuz "iyi insan olmak" konusunda kafa yorarız ama bazen asıl mesele, karşımıza çıkan "kötülük fırsatlarından" uzak durabilmektir. O genç adam belki kendini hırsız olarak görmüyordu, belki de "Bu Ahmet amcanın hatası, benim suçum değil" diye düşündü. Ama işte tam da burada, kötülükten uzak durmanın pratiği devreye giriyor.
Günlük hayatımızda karşılaştığımız bu tür durumlar, aslında karakterimizi şekillendiren önemli sınavlar. Metroda bulduğumuz cüzdan, iş yerinde karşılaştığımız usulsüzlükler, sosyal medyada gördüğümüz yanlış bilgileri paylaşma dürtüsü... Bunların hepsi birer test aslında.
Peki nasıl yapacağız?
Kötülükten uzak durmanın pratik yolları nelerdir? Biliyor muyuz?
Ben size kendi deneyimlerimden ve gözlemlerimden yola çıkarak birkaç ipucu vermek istiyorum.
Öncelikle, "farkındalık" dediğimiz şey çok önemli.
Tıpkı bir güvenlik görevlisi gibi, potansiyel tehlikeleri önceden sezip tedbir alabilmeliyiz. Mesela ben doğruluğundan emin olmadığım hiçbir bilgiyi paylaşmamayı ilke edindim. Bu bazen bana hız kaybettirdi, bazen de "önemli" işleri kaçırmama neden oldu. Ama uzun vadede bu tutum, hem beni hem de beni takip edenleri yanlış bilgiden korudu.
İkinci önemli nokta, çevremizi iyi seçmek. Geçenlerde bir arkadaşım, iş yerinde bazı usulsüz işlemlere tanık olduğunu anlattı. "Ne yapmalıyım?" diye sorduğunda ona şunu söyledim: "Bazen susmak da bir tür suç ortaklığıdır." HzPeygamber demiyor mu “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” Kim dilsiz şeytan olmak ister ki?
Bu durumda yapılması gereken, uygun kanallardan durumu bildirmek. Nitekim arkadaşım da öyle de yaptı ve sonunda kurumu büyük bir zarardan kurtarmış oldu. Haksızlık karşısında susmadı, dilsiz şeytan olmadı.
Dijital dünyada da benzer pek çok tehlikeler var. Sosyal medyada gördüğümüz her bilgiyi paylaşma dürtüsüne karşı koyabilmek, spam maillere tıklamamak, şüpheli linklerden uzak durmak... Bunların hepsini modern zamanın "kötülükten uzak durma" şeytanın oyunlarından kurtulma, uzak durma pratikleri olarak kabul edebiliriz aslında.
Finansal konularda da benzer bir yaklaşım gerekiyor. "Kolay para kazanma" vaatleriyle gelen tekliflere karşı her zaman temkinli olmamız gerekiyor. Geçen ay bir tanıdığım, kripto para dolandırıcılarının tuzağına düşmekten son anda kurtuldu. "Kulağa fazla iyi geliyorsa, muhtemelen bir bit yeniği vardır.Ucuz etin yahnisi yenmez. Ucuzsa vardır bir hilesi.” Bunlar ve benzeri sözler tam da bu durumlar için söylenmiş tecrübe dolu öğütler. İşte tanıdığım bu sözleri dikkate aldı ve bu işe yanaşmadı ve kurtuldu
İş hayatında da çoğu zaman benzer durumlarla karşılaşmak mümkün. Rüşvet teklifleri, etik olmayan iş birlikleri, usulsüz işlemler... Bunların hepsinde "hayır" diyebilmek, kötülüğüelinin tersiyle itebilmek önemli. Ama sadece "hayır" demek yetiyor mu? Tabi ki “hayır” Hayrı dedikten sonra, bunun gereğini de en doğru şekilde yapabilmek de bir beceri gerektiriyor.
Son olarak, kötülükten uzak durmanın belki de en önemli yolu, sürekli kendimizi geliştirmek ve bilgilendirmek. Dünyada neler oluyor, insanlar nasıl kandırılıyor, yeni dolandırıcılık yöntemleri neler... Bunları bilmek ve takip etmek çok önemli.
Unutmayalım ki kötülükten uzak durmak, pasif bir eylem değil, aktif bir tercihtir. Bu tercihi her gün, her an yeniden yapmak ve bu konuda uyanık olmak gerekiyor. Tıpkı spor yapar gibi, bu konuda da düzenli pratik yapmak ve kendimizi geliştirmek zorundayız.
Müslüman; hayra motor, şerre fren olma vazife ve sorumluluğunu üstlenmiş, Allah’ın emirleri doğrultusunda emri bil maruf nehy anil münkerle mükellef kişidir.
Prof. Dr. Yakup CİVELEK
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi
İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.