
Meltem KAVAK
ANKARA'DA HAMAMÖNÜ VE TÜRBELERİ
Ankara’da nereye gidebilirim ruhumu nerede demleye bilirim diyenler varsa bugün size birkaç öneride bulunacağım. Bilindiği üzere türbeleri çok seviyorum, ülkemde sayısız türbeleri görme şerefine nail oldum halada bu benim için güzel bir hobi olarak devam ediyor. Onlar hakkında bilgi toplamam gittiğim her coğrafyanın hikâyesini hayatıma katmam demek oluyor.
Türbeler sadece alimlerin yattığı mezarlıklar değildir. O bölgenin kültürünü, tarihini içinde barındıran bir yapıdır. Mezar taşlarından, cami veya medreseleri incelemem o bölgenin tüm geçmişini ele aldırır. (Camilerinden, kütüphanesine, hastanesinden, konaklarına, kervansaraylarından, bedestenine kadar hepsini inceleme fırsatı buluruz.)
Özellikle bir şehre gideceksem o bölgenin tarihine bakarım. Hangi tarihi barındırıyor, hangi savaşlardan geçmiş diye inceler ve sonra da muhakkak bir muhteremin yanında kendimi demlerim. Tarihi sevmek diyebilirsiniz bizlere… Bugün de sizlere gelip görmeniz adına iki türbe hakkında bilgiler ekleyeceğim.
KARACABEY TÜRBESİ ve CAMİ
Karacabey Türbesi Ankara’nın tarihi miraslardan kabul edilir. Karacabey olarak anılan esas ismi Celalettin Karacabey, Çelebi Sultan Mehmet’in damadı ve II. Murad’ın eniştesi olarak bilinir. Külliye’nin kapısındaki kitabede yer alan ifadeye göre, Karacabey Türbesi, Cami’nin kuzey batı köşesinde yer almaktadır. Türbe’nin içerisinde M. 1444 yılın ’da Varna’da şehit düşen Celalettin Karacabey ile Oğlu Ahmet Çelebi ve ailesinin kabirleri bulunmaktadır.
Bu türbe Sultan III. Selim zamanında Pir Mehmet tarafından tamir edilip sekizgen şekilde inşa edilmiştir.
Ankara’da gezilecek yerler arasında yer alan Karacabey Cami ve Külliyesi Hacettepe Mahallesi Mehmet Akif Ersoy Sokak'ta yer alır. (Hacettepe Üniversitesi Yerleşkesi.)
TÂCEDDİN SULTAN TÜRBESİ
1590-1680 yılları arasında yaşayan Taceddin Sultan’ın acık adı “es- Seyyid Şeyh Tâceddin Mustafa bin Tâceddin-el Ankarâci”dir. Babası, Bursa Kaplıca Medresesi Müderrisliğinden(1010/1601) tarihinde Ankara Müftülüğüne atanmış ve bu görevden iken(1018/1609) tarihinde Ankara’da vefat etmiş olan Tezkiriceci Tâceddin Efendi’dir.
Ailesi, Tâceddinoğulları Beyliği’nin bir kolu olarak Ankara’ya yerleşmiştir. Babasının görevinden dolayı küçük yaşlarda Bursa’da bulunan Taceddin Sultan, burada Mehmet Muhyiddin Üftâde Hazretlerinden feyz almış ve daha sonra Üftâde Hazretlerinin müridi olan İstanbul Üsküdar’da Aziz Mahmut Hüdâi(1543-1628) Hazretlerinden ders almış ve Ankara’da Hamamönü’ne yerleşerek irşada başlamıştır. Bu mekânda kurduğu dergâh, Celvetiye Tarikatı’nın Taci koludurç
‘Tacettin Sultan’ ve ‘Taceddin-i Veli’ unvanlarını uygun görmüştür. Taceddin Dergâhı, Ankara Tekke Ahmet Mahallesi’nde Taceddin Sultan Tarafından XVII. Yüzyılın ilk yarısında külliye halinde yaptırılmış ve vakfedilmiştir. Taceddin Dergahının 1610’da meydana gelen Hamamönü yangınından sonra yapıldığı, 1650’lerde cami ve dergâhın hizmete açık olduğu, Şeyh Taceddin Mustafa’nın 1664’te hayatta ve görevinin başında olduğu bilinmektedir.
Taceddin Sultan Arapça ve Farsçayı bu dillerde eser telif edecek kadar iyi bildiği halde
Tasavvufi şiirlerini sade bir Türkçeyle yapmıştır. Ankara Şer ’iye Sicilleri ‘inde yer alan 16 Mayıs 1823 tarihli fermanda; halkın ve devlet görevlilerinin gösterdikleri yoğun ilgi ve saygının bir ifadesi olarak Tâceddin-i Veli mahallesi sakinlerinin vergiden muaf tutuldukları belirtilmektedir.
Tâceddin Dergâhı’nın bitişiğinde yer alan ve halen Mehmet Akif Müze Evi olarak kullanılan bina Şeyh Osman Vafi’nin Şeylik zamanında (1827-1853) O’nun gayretleriyle selamlık binası olarak yaptırılmıştır. Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı’nı yazmak üzere tekke ve zaviyelerin kapatılmasına kadar görev yapan dergâhın son temsilcisi Taceddin Sultan Dergahı’nın manevi atmosferde yazmıştır. Tasavvuf ekolünün güzide öğrencilerinden hatta hocalarından biri olan bu büyük allah dostu; Taceddin Sultan Hazretleri, Hüseyin Gazi, Hacı Bayram Veli, Ulus’ta Hallaç Mahmut Er Dede Sultan gibi Ankara’mızın manevi anlamdaki temsilcilerinden biridir.
Taceddin Sultan Türbesi, bahçesinde ülkemiz için kıymetli insanların mezarları bulunmaktadır. Bunlar; Nuri Pakdil, Türk şair, mütefekkir
Ozan Yusuf Polatoğlu, Halk Ozanı
Mehmet Doğan, Yazar Mütefekkir
Yaşar Kaplan, Yazar, düşünür, çevirmen, editör
Muhsin Yazıcıoğlu, Türk Siyasetçi- Şair- Veteriner Hekim
Ruhları şad, mekânları cennet olsun...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.