AKILLI - AKILSIZ KADIN!

Akıllı olup yanlış ilişki yaşamak mı? Yoksa akılsız olup mutlu bir ilişki yaşakmak mı? Tercihimi akılsız olmaktan, en azından öyle davranmaktan yana kullanıyorum….“Bilgi acıtır” sözü aslında bundan sonraki yazacağım paragrafların bir özeti denilebilir…Yapılan araştırmalara göre bir kadın ne kadar akıllı ve kültürlüyse özel yaşamında yapmış olduğu seçimler ve aşk ilişkisindeki davranışları bir o kadar akılsızca ve yıpratıcı oluyor. Çünkü akıllı kadın hala mükemmel erkeğin “beyaz atlı prens” olduğuna inanıyor.“Benimle tanıştığında bana dünyanın en özel kadını olduğumu hissettirmeli”“Çok yakışıklı, karizmatik, müthiş bir atletik vücuda sahip olmalı”“Evine ve bana bağımlı olmalı”“Kariyeri olmalı, bana her şeyi vaat edebilecek kadar zengin olmalı”Aslında bu cümleleri kuran bir çok kadın beyaz atlı prensini arıyor. Onun bu dünyada yaşamadığını bile bile hem de. Çünkü bizler anneleri tarafından hayatını bir erkek tarafından keşfedilmeyi beklemek üzere yetiştirildik.

Erkek çocuklar ise kendi ayakları üzerinde her durum ve şartta durabilmek, sosyal hayatın içinde yer almak gibi doğal bir eğitim yöntemiyle yetiştirilmişlerdir. Kız çocukları ise nasıl bir erkeğin kendisini eş olarak seçeceğini beklemek üzere yetiştirilmişlerdir. Dolayısıyla erkekler hayatlarını kendileri planlarken kadınlar ise kendilerini nasıl bir geleceğin beklediğini hayal ederek geçirirler. O kadar çok Türk filmi seyreden bir neslin çocuklarıyız ki hala hayatımızın aşkına ya yolda tesadüfen çarpışarak, ya da sekreter olarak başladığımız iş yerinde patronumuza aşık olarak rastlayacağımızı hayal ediyoruz. Kadının fıtratında anne olmak, bir erkeğin güvenli kollarında yer almak, sosyal hayatın içinde de bunlara sahip olarak yaşamak vardır.

Son dönemlerde ise kadın iş hayatının aslında kendisini mutlu etmediğini bu süreçte yaşamış olduğu yıpratıcı ve karmaşık olaylar zincirinden sonra acı da olsa fark etmiştir. Bir eşe ve aileye sahip olmak bence hala bir kadın için önemini korumaktadır. Yalnız kendisinin şeçen olduğu bir düzen içinde artık yer almaktadır.Çocukluğumuzdan gelen bizi hangi erkeğin seçeceği düşüncesi, doğru erkeği nasıl bulurum şeklinde değişmişitr. Akıllı kadın mutluluğu bir erkekte aramak yerine mutluluğunu bir erkekle paylaşmayı tercih eden kadındır. İçindeki o inanılmaz gücün farkındadır ama bunu asla erkeğiyle paylaşmamaktadır.Aşağıdaki konuşma bu gerçeği çok hoş bir şekilde ifade etmektedir.Alime sormuşlar: Evlilikte erkek nedir?Alim cevap vermiş:Evlilikte erkek baştır. Peki kadın nedir? Kadın boyundur; Boyun ne tarafa dönerse baş da o tarafa döner.

Son söz son cümle…..Akıllı kadın erkeğini yöneten ama bunu ona asla belli etmeyen kadındır.Eğer bunun diğer adı akılsız olmaksa, ben akılsız olmayı tercih ediyorum…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
13 Yorum
  • Yasin Bozdağ / 09 Haziran 2011 Perşembe 10:05

    yazar çağımızdaki akıl algısına bir eleştiri getiriyor. yoksa aklın kendisini küçümsemiyor.
    nefis bir yazı tebrik ediyorum.

    Yanıtla (1) (0)
  • Kemal Polatlar / 30 Mayıs 2011 Pazartesi 14:16

    Haklı olduğunuz konu Erkeğe ve Kadına verilen doğal rollerin geregini yapmalarıdır.Kadın kariyer yapmış,varlıklı fakat evlenecek erkek bulamamış,cinselligi bulmuş olabilir ki, bu cinselligi de bir başkasının kocasında bulmuştur.Kariyer riski geregi gençlerde bulamayacağı açıktır.Bulduğu da sadece cinsellik olacaktır.Belki babasının haberi olmadan çocuk bile yapabilir.Ama bir yuvaya sahip olamaz.Kadın Kariyer yapmasın demiyorum,dozunu kaçırmasın.Üniversiteden kariyer heveslisi bir bayan arkadaşıma tavsiyede bulunmuştum.20 yıl sonra haklı olduğumu görüyorum.Tavsiyem, Doktora yapacaksın ,sonra Doçentlik ve Prof. olacaksın.Ya sonra sadece üniversite mezunu birini begenecekmisin demiştim.Dengim olsun dediginde kaç Bekar prof.bulacaksın demiştim.Hic bekar Prof. bulamadı.Prof.Ünvanıyla bir kaç yabancı sevgili buldu.Buldukları hep başkalarının kocasıydı.Emekli olunca sahil kentine yerleşecekmiş ve prof olduğunu saklayacakmış.Artık aile olamam ama belki eş olabilirim diyordu.Ona mutluluklar...

    Yanıtla (0) (0)
  • mehmet efe / 29 Mayıs 2011 Pazar 16:36

    hanımefendinin aklıyla ilgili bir sorunu olmalı ki kuranda binlerce defa gecen " akletmez misiniz" sorusuna rağmen akılsız olmayı tercih etmiş.akıllık olup dünyanın yükünü çekeceğine akılsız ol dünya senin yükünü çeksin mantıgına sahip. bu zihniyete sahip bir kadına köşe vererek hakkını arayan milyonlarca kadına haksızlık yaptıgınızın farkında mısınız ?

    Yanıtla (0) (0)
  • zenan / 07 Mayıs 2010 Cuma 16:37

    Evet erkekler fazla akıllı kadını sevmiyor. arada aptal rolü yapıp onları daha zeki oldukları konusunda havaya sokmak yararlı olacaktır :) Bencede faydalı bir tavsiye :)

    Yanıtla (3) (1)
  • mehmet özmen / 06 Mart 2010 Cumartesi 18:56

    Aslında yazılarınızda geçen sıra dışı cümlelere tek tek değinmek isterim ancak zaman problemi nedeniyle şimdilik bu yorumla yetiniyorum.

    Sibel hanım,

    Bir kadın olarak bu gerçekleri kıvırmak yerine açık açık kaleme almanızdan dolayı tebrik eder, başarılarınızın devamını dilerim.

    Yanıtla (1) (0)